Diğer Haberler

TSO “İSLAM ve KADIN, TARİHTEN GÜNÜMÜZE ULUSLARARASI KADINLAR GÜNÜ 8 MART KONFERANSI”NI DÜZENLEDİ

 

 

“İSLAM ve KADIN, TARİHTEN GÜNÜMÜZE ULUSLARARASI KADINLAR GÜNÜ 8 MART KONFERANSI” Tatvan Ticaret ve Sanayi Odası Yavuz Dağdağan Konferans Salonunda yapıldı. Konferansa halk tarafından yoğun ilgi gösterildi.

 

Konferansın sunuculuğunu Bitlis Eren Üniversitesi Öğretim Görevlisi Sayın Hacer GÖL yaptı. Sayın Göl tarafından hazırlanan slayt gösterisinden sonra konuşmasını yapmak üzere davet edilen Bitlis İl Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Sayın Emine ÇAĞAN ve Tatvan Belediye Başkanı Sayın Fettah AKSOY, kadının tarihteki yeri, islamın kadına verdiği değeri üzerine birer konuşma yaptılar. Konuşmaların sonunda konferansı düzenleyen Tatvan Ticaret ve Sanayi Odasını teşekkürlerini sundular.

 

Daha sonra konferansın konuşmacılarından Prof. Dr. Asem NAUŞABAYEVA HEKİMOĞLU kadının dünya üzerinde tarih boyunca bir meta olarak görüldüğü fakat daha sonra kadının tam olmasa da değerini günümüzde verdiği mücadele ile bazı kazanımları elde ettiğini belirtti. Prof. Dr. Asem NAUŞABAYEVA HEKİMOĞLU daha sonra kadının tarihten günümüze verdiği mücadeleyi ve ülkelerin kadına verdiği değeri irdeleyen bir kronolojik konuşma yaptı.

 

Prof. Dr. Asem NAUŞABAYEVA HEKİMOĞLU konuşması;

Dünya Kadınlar Günü ya da Dünya Emekçi Kadınlar Günü her yıl 8 Mart'ta kutlanan ve Birleşmiş Milletler tarafından tanımlanmış uluslararası bir gündür. İnsan hakları temelinde kadınların siyasi ve sosyal bilincinin geliştirilmesine, ekonomik, siyasi ve sosyal başarılarının kutlanmasına ayrılmaktadır. Türkiye’de ise 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlandı.

 

Tarihçe

8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda 129 kadın işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 10.000'i aşkın kişi katıldı.

 

26 - 27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka'nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart'ın "Internationaler Frauentag" (International Women's Day - Dünya Kadınlar Günü) olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.

 

İlk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı fakat her zaman ilkbaharda anılıyordu. Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1921'de Moskova'da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı'nda (3. Enternasyonal Komünist Partiler Toplantısı) gerçekleşti. Adı da "Dünya Emekçi Kadınlar Günü" olarak belirlendi. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı yılları arasında bazı ülkelerde anılması yasaklanan Dünya Kadınlar Günü, 1960'lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri'nde de anmaya başlanmasıyla daha güçlü bir şekilde gündeme geldi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart'ın "Dünya Kadınlar Günü" olarak anılmasını kabul etti. Birleşmiş Milletlerin sitesinde günün tarihine ilişkin bölümde, kutlamanın New York'ta ölen işçilerin anısına yapıldığı yazılmamıştır

 

Türkiye'de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü

Türkiye'de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlandı. 1975 yılında ve onu izleyen yıllarda daha yaygın ve yığınsal olarak kutlandı, kapalı mekânlardan sokaklara taşındı. "Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı" programından Türkiye'nin de etkilenmesiyle, 1975 yılında "Türkiye 1975 Kadın Yılı" kongresi yapıldı. 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi'nden sonra dört yıl süreyle herhangi bir kutlama yapılmadı. 1984'ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından "Dünya Emekçi Kadınlar Günü" kutlanmaya devam ediliyor.

 

Prof. Dr. Asem NAUŞABAYEVA HEKİMOĞLU daha sonra doğudan başlayarak batıya doğru ülkelerin kadınlar günü kutlamalarını resimler eşliğinde ülke ülke irdeleyerek anlattı.

 

Prof. Dr. Asem NAUŞABAYEVA HEKİMOĞLU’dan sonra ikinci konuşmacı olarak kürsüye gelen BEÜ öğretim görevlisi Sayın Muhammed Zahid KULDAŞ, kadının İslam'daki yeri üzerine konuşma yaptı. Sayın KULDAŞ konuşmasında şunlara değindi.

Sayın Muhammed Zahid KULDAŞ’ın konuşması;

İslam'dan önce kadınının herhangi bir değerinin olmadığını hala günümüzde kazanımların İslam ile birlikte geldiğini belirten KULDAŞ, İslam ve kadın hakkında şunları söyledi.

 

Batılıların gözüyle İslam da kadın; “MARSILE POIZER (Çağdaş Fransız düşünür, İslam’ın İnsanlığı). Avrupalı Hıristiyanlara kadına saygı göstermeyi öğreten, ispanya yoluyla Müslümanlardır. Kur’an’a göre, kadın erkekle aynı cevherden yaratılmıştır. Kadının erkeği asli günaha sevk ettiğini söylemez. Kur’an’ın ve Hz. Muhammed’in öğretileri kadın haklarını bıkmaz usanmaz savunucuları olduklarını ispat etmiştir.

 

EMILE DERMENGHEM (Fransız oryantalist, Hz. Muhammed’in Hayatı) şunda hiç kuşku yoktur ki İslam Arap dünyasında kadının değerini yükseltmiş ve durumunu iyileştirmiştir. Hz. Peygamber “En hayırlınız da hanımlara karşı en hayırlı davranandır. “genç kızlar zorla evlendirilmekten, kadın malını tehditle yemekten, boşanma durumunda hakkının yitirilmesinden menetmiştir. Hz. Muhammed, dost hayatı yaşamaktan, cariyeleri fuhşa zorlamaktan menetmiştir. Hangisi daha iyi yasal yolla çok kadınla evlilik mi, yoksa metreslik yoluyla çok kadınla birliktelik mi? Çok kadınla evlilik her ikisi de tehlikeli olan, fuhşu ortadan kaldırırken kadınların da beraber kalmalarının çözümüdür. Kişi şak’ı gizlemeli ki orada aile edebinin ne derece güçlü ve sağlam olduğunu görebilsin.

 

Kadınlar günümüzdeki haklarını İslam'la birlikte elde etmişlerdir. İslam da birçok büyük âlimin hocalarının kadın olduğunu kadının İslam'la birlikte, islamın izin verdiği ölçülerde (bu oldukça geniş kapsamlıdır) görev almışlardır.

 

Kadınlar hala günümüzde bir obje olarak görülüyor. Örneğin bir traş bıçağı reklamında kadının bir obje olarak gösterilmesi batılı düşüncenin kadına verdiği değeri göstermektedir. Suriye de ırakta Türkistan da hala kadınların katledildiğini bunun batının ikiyüzlülüğünden kanıtladığını belirtmek istiyorum.

 

Sayın Muhammed Zahid KULDAŞ’ın konuşmasından sonra katılımcı konuşmacılara hediyeler verildi. Tatvan Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Bilal DAĞDAĞAN, Prof. Dr. Asem NAUŞABAYEVA HEKİMOĞLU’na, Sayın Tatvan Belediye Başkanı Fettah AKSOY’da Sayın Muhammed Zahid KULDAŞ’a birer baston hediye etti. Toplu resim çekiminden sonra kısa bir konuşma yapan, Tatvan Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Bilal DAĞDAĞAN konuşmacılara misafirlere katılımlarından dolayı teşekkür etti. Gelen misafirlere ikramdan sonra konferans sona erdi.